Plus Kitchen’da Kavanozlar Senin!

0


AVM’leri hiç sevmem. Geçenlerde bir toplantı için Trump Towers’da bulunan Plus Kitchen‘da buluşacağımız bildirildiğinde kendimi “sentetik” bir mekana hazırlamıştım. Sıradan cookiler, sıradan bir çay gibi. Ama Plus Kitchen’e adım attığım anda buranın “mutluluğa dair bir mekan olduğunu farkettim. Artık mekan demek konsept demek ya buranın konseptini çok sevdim çünkü Trump’ın o çok “büyük”, çok “ciddi” ve çok ….. havasının dışında harika bir mekan.

doğal besin

Öncelikle kahvesinin çok başarılı olduğunu söyleyebilirim. Cam bardak, ahşap spatulalar süper ama servisi yaptıkları mini kasalar inanılmaz şık. Şıklık bu kadar mı? Plus Kitchen‘da her yiyecek içecek cam kavanozlarda ve her şey doğal tarım ürünü. Malzemeler Beykoz’da anlaşmalı bir çiftlikten geliyor ve Plus Kitchen’ın mutfağında hazırlanıyor. “Bunlar organik mi?” diye sordum, “Hayır organik değil doğal tarım ürünü” dediler. İşte bize böyle gelin. Organik değilse yememezlik etmeyiz yani. Sabah yoğun olan hazırlık akşam saatlerine doğru yavaşlıyormuş çünkü hazırlanmış ürünleri gün içinde tüketmeyi hedefliyorlar. Ertesi gün her şey yeniden hazırlanıyor.

plus kitchen

Arkadaki kavanozlara dikkat. Onlar domates olacak!

Tümü cam kavanozlarda sunulan ürünler sağlıklı olduğu kadar da lezzetli. Bu arada kavanozların özel tasarım olduğunu da belirteyim. Yediğiniz yiyeceklerin kavanozlarını alıp götürebiliyorsunuz. Çünkü Plus Kitchen‘ın konsepti hem doğal olması hem de doğanın korunması. Eğer “ben kavanoz taşıyamam, götüremem” diyorsanız kavanoz kartı doldurabilirsiniz. Yedi kavanoz kartınız olduğunda (Bingo!) bir yiyeceği bedava alma hakkınız oluyor. Ama sanırım kavanozu götürmek çok daha ilgi çekici 🙂

trump cadde

Aydınlatma ünitesi de kavanoz marifeti!

İster kavanoz biriktirip güzel bir takıma sahip olun, ister kart alıp “bedavacı” olun size kalmış. Kavanoz macerası bu kadarla da bitmiyor. Bu kavanozlarla aydınlatma üniteleri yapılabiliyor. Plus Kitchen’in aydınlatması da bu şekilde yapılmış. Kavanozlarınızı da bez bohçalara koyuyorlar. Pratik bohça bağlamayı bu sayede öğrendim.

istanbul cafe

Orada otururken aslında ortalıkta çok fazla kavanoz olduğunu farkettim. Doğal tabi. Ama biraz dikkat edince tüm kavanozlarda bitkiler ekili olduğu dikatimi çekti. Kalıcı bir anı yaratmak isteyenler, güzel vakit geçirdiğini belgelemek isteyenler kavanozlarına domates tohumu ekerek orada bırakabiliyormuş. Bu fikre bayıldım. Kavanozun üzerine isminizi yazıyorsunuz, isterseniz tarih atıyorsunuz. Gelip gidip sulayabiliyorsunuz domatesinizi. Siz unutursanız çalışanlar suluyorlar. Bu şekilde ekilen domateslerin sahiplerinin bazıları turistmiş, “ara ara domateslerinin sulandığını bildiriyoruz sosyal medyadan” diyor Plus Kitchen çalışanı.

istanbul mekan

Plus Kitchen‘de sade filtre kahve çok taze ve güzeldi. Şekersiz browni tadılası. Kenoa tabule enfes bir lezzet. Çay da taze ve lezzetliydi. Salataları hem doyurucu hem de çok leziz. Her şeyden önce temiz. Çorbaların tadına bakmadım ama harika görünüyorlardı. Her ürüne kendini tanıtan bir kart takılmış. Son tüketim saati, malzemeleri, kalori değerleri bu etiketlerde yazıyor. Ne yediğinizi ve ne kadar yediğinizi bilmemeniz imkansız. 🙂 Isıtılmak üzere içeride bıraktığınız yiyeceğinizi unutmayın gelin alın diye de kum saati veriyorlar. Kum bitti, yemek hazır! Bayıldım. Bence tek problem böyle bir mekana tek gitmek. Malum gittiğimizde bilgisayarımızla yayılıyoruz ama self servis olunca bir şey almak için çanta, bilgisayar ve bilumum malzemesini toparlamak sıkıcı olabiliyor. Ben de bu durumu yaşadım, elbette söylesem çalışanlar bir iki dakika eşyamın başında durabilirlerdi de ama yoğun saatlerde bu imkansız.

sağlıklı cafe

Aldım bohçamı gidiyorum.

Arada bir self servis toparlanmasının dışında (çünkü yoplantıdan önce ve sonra bir hayli yalnız kaldım)  sevdiğim mekanlar listesine Plus Kitchen’i da ekleyerek ayrıldım. Kavanozumu da aldım tabi ki. (Toplantı mı? O da çok keyifliydi 🙂 )

Paylaşmak İsterseniz

Kim Yazdı ki?

Tanışırız elbet. :)

Siz yazın biz mutlaka size döneriz! İnanmazsanız deneyin. :)

%d blogcu bunu beğendi: