80’ler Modasına Bir Bakış

0

80’ler modasını yazmak, moda tarihinin her biri birbirinden özel dönemleri arasında en zor olanı. Çünkü diğer moda akımları belli bir temel üzerinde gelişim gösteriyor ve ona göre şekilleniyor.

Mesela 1940’lı yıllarda kıyafetlerin sadeleşmesinin ve maskülenleşmesinin savaş ekonomisi ile ilgisi var, 1950’lerde kadınların hala korselerden tam kurtulamamasının sebebi de savaş nedeniyle erkek nüfusunda ciddi bir düşüş olması ve kadınların “kendini beğendirme” çabasının toplumsal bir boyut kazanması. 60’lı yıllar özgürlük yılları. Sutyen yakma eylemleri, gençliğin rengarenk başkaldırısı modaya cıvıl cıvıl ve hareketli bir tarzı taşıyor. Kadınlar hem çok özgür hem de şık çünkü artık toplumsal yaşamdaki yerlerini sağlamlaştırıyorlar. Eee peki ya 80’ler? 80’leri anlatmak neden bu kadar zor?

Zor, çünkü bir başı ya da sonu yok. 80’ler estetik algıların çok zayıfladığı, uyum ve dengenin alt üst olduğu, renklerin karmaşaya dönüştüğü, modellerde zevksizliğin zirvelerine çıktığı yıllar. Bugünden bakınca insanların o kıyafet ve saç modelleri içinde nasıl güzel göründüklerini düşündüklerine hayret etmemek imkansız.

Yine de 80’ler modasını bir yerinden de olsa yakalayarak anlatmaya çalışacağız. Modadan ziyade o estetiği yaratan atmosferi anlamaya çalışarak…

Ümitlerin Tükendiği Yıllar

Aslında 80’ler dekadans (çöküş) yılları, nasıl ki zirveye çıkan hemen her sanat akımı bir süre sonra ömrünü tamamlıyor ve yozlaşmaya başlıyorsa, çöküş döneminde abartıların içinde boğularak yok oluyorsa 80’lerde tıpkı öyle bir çöküş moda açısından. Güzel olanın yerini abartıya bıraktığı yıllar.

Çünkü 80’li yıllarda aslında dünyanın pek çok yerinde ümitler miadını doldurmuş ve heyecanlar yerini karanlığa bırakmış. Arjantin’de, Şili’de, Türkiye’de gerçekleşen darbeler, Afrika’nın açlıkla boğuşması, IRA’nın İngiltere’de yükselişi, Filistin sorununun kör düğüm olması, 60’lı yılların çiçek çocuklarından sonra gelen silahlı hareketlerin estirdikleri terör ve devletlerin onlara kanla cevap verişi… Sonuç, dünyanın her yerinde dolan hapishaneler, ağlayan anneler ve muhafazakarlığın yükselişi…

nLkfn2xDünyada böyle bir ortam hüküm sürerken hemen ardından gelen bir yorgunluk dönemi aslında 80’ler. İnsanların yorgun olduğu, kendilerini politik ve gerçek olandan soyutlayarak korumaya aldığı bir dönem. İşte 80’ler modası da tüm aşırılığıyla, tüm karmaşasıyla bunun dışı vurumu.

PUNK

80’li yılların muhafazakarlığı ailelere çocuklarını politikadan uzak tutmalarını söylüyordu. Çünkü politika “büyüklerin” işiydi ve ailelere bu konuda büyük görevler düşüyordu. Çocuklar aşırı giyinsinler, müziklerin sesini açsınlar, hatta bir araya gelip punk takılsınlar ama yeter ki onlara çizilen sınırların dışına çıkmasınlar. İsyan duygusunu toplumsal eylemlerle değil giyim kuşamlarıyla yansıtsınlar.

80’li yıllarda özelllikle Avrupa’da ortaya çıkan punk modası tam da bu durumun ifadesiydi işte. Rengarenk saçları, ürkütücü piercingleri, deri pantolonları ve gotik makyajları ile punk gençler aslında neyin yanında bile olduklarını bilmeden tüm dünyaya meydan okuyorlardı. Tek bir  istekleri vardı ama: Bizi rahat bırakın. Ne için? Sadece müziğin esrikliği içinde kendilerinden geçmek ve tabi ki uyuşturucu kullanmak için!

 

Madonna’nın ortaya çıkışıyla aslında ülkemizde de bir sürü Madonna ortaya çıktı desek yeridir. Yüksek belli, kıvrık dar paçalı kot pantolonlar, zımbalı kot montlar, gözleri adeta çekikleştirirsene toplanan permalı saçlar ve  sürülen koyu bordo rujlar 80’ler genç kız modasının en baskın görüntüsüydü.

Spor Yapın Gençler!

 

V7qAsMnDiğer taraftan gençleri etkileyen Fame dizisi vardı. Bir sanat ve dans okulunu dekor alan dizi ile taytlar, bol ve rahat t-shirtler, rengarenk tozluklar, saç bantları, eşfman üstleri ve sırt çantaları 80’ler gençliğinin cıvıl cıvıl yönünü yansıtır olmuştu.

7NRoQ27Tabi ki 80’lerde herkes genç değildi, ama gençliğe yapılan vurgu oldukça fazlaydı. Televizyonun da etkisiyle yaygınlaşan ve orta yaş kadınlarına bir gençlik iksiri gibi sunulan aerobik sayesinde orta yaş için spor modası da tıpkı gençler gibi tasarlanarak sunuldu. Ama o dönemin spor kıyafetlerinde de inanılmaz bir karmaşa hakimdi desek yanılmayız. Daracık bir tayt üzerine yarasa kollu ve adeta çuval gibi duran vatkalı bir sweatshirt 80’lerde hiç de garip karşılanmayan bir imajdı. Tabi ayak bileklerinde de tozluklar olmalıydı.

Frapan Kadınlar

CN6cFY080’leri ifade eden en iyi sözcük galiba frapan. Saçlardaki o akıl almaz kabarık modeller, ayak bileklerine kadar inen kaba kürkler, yarasa kollar, boynu adeta gömen büyük vatkalar, makyajda kullanılan neon renkler ve hepsinin ötesinde zenginliği gösterme çabası.

Evet zenginliği gösterme çabası. 80’lere damgasını vuran sözcüklerden biri de zenginlik çünkü. İdeallerin yerini para ve onun getirdiği güvene terkeden dünyanın yeni mottosu “bol bol dök, bol bol ye” çünkü. Gelişen teknoloji ile birlikte her eve giren televizyonun da bunda etkisi büyük. Dallas dizisi başladığında sokakların boşaldığı günlerden bahsediyoruz. Petrol zengini Ewing ailesinin zenginliği ekranlardan evlere süzülüyor. Kadınların hepsi bir Pamela, kötüler Sue Ellen ve istenen tek şey zenginlik! İşte o dönemin modasına damgasını vuran frapanlık ve lüks isteği ekranlardan evlere, sokaklara böyle sızıyor. Bu arada jet sosyete tabiri de yayılıyor dergiler aracılığıyla. Tabi ki zenginliğin en büyük göstergesi de dore renkler ve altın. Moda denince akla gelen kelimeler de sınırlı o dönem. Astragan kürk sahibi olmak ve tek taş pırlanta, kapıda da bir araba… İşte 80’lerin modası bu.

 

80’ler başı sonu belli olmayan bir karmaşalar dizisi. O yüzden kronolojik bir sıraya oturtmak kolay değil. Bittiğinde 90’lar da çok iyi geçmedi. Arada kalan bir tarz oldu. Ama en azından sadeleşme yönünde çok önemli bir adımdı. 80’li yıllarda modacıların basiretini bağlayan karmaşa herkesi etkiledi. Şimdi ondan geriye “bu tam 80’ler işte” dediğimiz bol buğulu, bol abartılı fotoğraflar kaldı.

73Se9qA80’li yıllarda stil ikonu kadınlardan biri de Lady Diana idi. Gelinliği tüm dünyada taklit edildi. Karpuz kol denen kesim bu gelinlikle birlikte zirveye çıktı. Ancak bu kadar kabarık ve gösterişli bir gelinliğin iyi taklitleri hiç yapılamadı. Çünkü kumaş faktörü hep es geçildi ve Lady Di zarafeti yakalanamadı. Kısacası bu gelinlik başkalarının üzerinde adeta bir parodiye dönüştü.

80’ler modası için şu yazımıza da göz atabilirsiniz. Tıklayınız.

Paylaşmak İsterseniz

Kim Yazdı ki?

Tanışırız elbet. :)

Siz yazın biz mutlaka size döneriz! İnanmazsanız deneyin. :)

%d blogcu bunu beğendi: