İlişkiler

Eski Sevgili Omuzda Yük mü?


Geçmişe dönüp baktığınızda kalbinizin telefon rehberinde bir ya da daha fazla eski sevgili olması sizi belki hüzünlendiriyor olabilir. Belki yeni filizlenmeye başlayan bir aşkta daha önce kaç sevgilin oldu?” gibi cevaplanması -nedense!- zor bir soruyu cevaplamak zorunda olmanın verdiği bir huzursuzluğu yaşıyoruz hepimiz. Eski sevgililer hayatımızın bir parçası, daha doğrusu öyleydiler. Şimdi de hafızamızın bir parçası. Peki eski sevgili sadece eski sevgili midir? Bize bir şeyler bırakıp gitmezler mi? Bir şey öğretmezler mi? Ya da daha direkt soralım: Bizi biz yapan biraz da eski sevgililer değil mi?

Peki eski sevgili bize ne öğretir?

Yalnız kalabilirim.

 

Birlikteliğe alıştıktan sonra yalnızlığın her yönüyle tanışırız. Depresyon, kaygı, endişe, beğenilmeme korkusu… Bir daha kimseyle birlikte olamayacağımız duygusu da bizi bir süre takip eder. Ancak ayrılıkla yüzleştiğimizde bu sefer yalnızlığın keyfini sürmenin de mümkün olduğunu görürüz. Uzun süredir görmediğimiz dostlarımızla buluşmalar, satın alınan ama okunamayan kitapların okunması, bir türlü bitmek bilmeyen tezin bitmesi ya da daha fazla çalışma vakti bularak kariyerde gözle görülür bir ilerleme…

“Evet yalnız kalabilirim. Yalnızlığın korkutucu yüzüyle başa çıkmayı eski sevgilimle öğrendim. Yalnızlığımla barışmayı da…”

Onunla eşsiz deneyimler yaşadım.

 

Eski sevgili belki de ilk deneyimlerimizi yaşadığımız kişidir. Belki tüm korkularımıza rağmen yamaç paraşütüne o ikna etmiştir. Belki gitmeyi hiç düşünmediğiniz bir geziye ilk onunla çıkmışsınızdır. Eski sevgilinin size yeni deneyimler kazandırdığını inkar etmeyeceksiniz değil mi? Belki o yüzden şimdi bu kadar bilgili ve tecrübelisiniz pek çok şeyde. Belki yeni sevgilinize siz yeni deneyimler kazandıracak kadar çok şey öğrettiniz.

“Eski sevgilimle yaşadığım ilkler yeni ilişkilerimde bana yol gösteriyor. Artık çok daha tecrübeliyim.”

Ayrılıklarda nasıl davranacağımı biliyorum.

 

Evet her ilişkinin başlangıcı da bitişi de kendine özeldir ama hayatımıza giren her insan ve her ayrılık bize temel bir takım davranışlar aşılar. Çok genç olmanın verdiği zayıflıklar ve yarı yoldan dönmeler zamanla azalır. Ayrılığı kabullenmek kadar ayrılık sonrasındaki süreci yönetmek de kolaylaşır. Hepsinden önemlisi de kendinize ve karşınızdakine zarar vermeden, manevi ve maddi kayıplarınızı en aza indirerek ayrılmayı öğrenirsiniz.

“Evet ayrılmak da ilişkilerin bir parçası ve eski sevgilim bana birilerinden nasıl ayrılmam gerektiğini de öğretti aslında. Bugün bir ayrılık yaşadığımda ruhsal bütünlüğümü nasıl koruyabileceğimi biliyorum.

Artık gerçekleri görebiliyorum.

 

Aşkın en güzel hali, sadece sevmenin her şeye yetebileceğini zannetmektir.  Gözümüz kapalı daldığımız maceralar, aşkımızın her şeye yetebileceği, her fırtınaya dayanabileceği düşüncesi. Ancak o esrik hal geçtikten sonra aşkı besleyen kanalları tıkamamak gerektiğini anlarız. Evet aşk tek başına karın doyurmaz, mutlu olmak için işimiz, ailemiz, çevre ilişkilerimiz ve hobilerimiz de önemlidir. Zamanla bir kişiye aşık olmanın onunla benzer duygu ve düşünceleri, benzer hayat tarzlarını paylaşmak olduğunu da anlarız. Bu yanıyla eski sevgili, uyumsuzluklarımızı en net görebildiğimiz kişidir.

“Aşkın her şeye yetmeyeceğini eski sevgilimden öğrendim. Bugün aşkta da, birliktelikte de, rekabette de, birlikte yaşama noktasında da aynı kulvarda olabileceğim kişileri tercih ediyorum. Bunu bilinçli yapmasam bile böyle şekillendiğini görüyorum ve bunda eski sevgilimle yaşadığım aşkın payı büyük.”

Ve bunun gibi pek çok şey!

-Artık ayrılık sinyallerini görebiliyorum.

-Aldatıldığımı anlayabiliyorum.

-Daha fazla olgunlaştım.

-Ne istediğimi çok iyi biliyorum.

“Bunların hepsinin ötesinde benim güzel anılarım oldu. Hafızamın telefon defterinde belki artık o isimleri taşımıyorum ama bana kalan anılar silinemeyecek kadar güzel.”

Tanışırız elbet. :)

Siz yazın biz mutlaka size döneriz! İnanmazsanız deneyin. :)