Demokratik Giysiler

0

Modaya demokrasiyi getiren hazır giyim oldu, o da 20. yüzyılın başlarında oldu. Daha önce kişiye özel üretim olan haute couture ancak belli bir kesime hitap edebiliyordu. Haute Couture, hazır giyimin ardından modanın çok özelleşmiş bir dalı gibi algılanmaya başladı ve tüm dünyada hazır giyim ürünleri moda sahnesinde yerlerini aldılar. Aslında modanın yakın tarihi biraz da hazır giyimin tarihi!

Maliyetleri düşüren hazır giyim sektörü ile çeşit çeşit giysiler dünyanın her yerinde ulaşılabilir olurken bazıları daha da fazla yaygınlaştılar. Çıktıkları ülkeleri, kendi zamanlarının modasını da aşarak “zamansız” kavramının içini doldurdular. Bunlar basic giysiler. Her kesimden, her yaştan, her sosyal sınıftan insana hitap ediyorlar. Bu yüzden tam anlamıyla bu giysiler modada demokrasiyi temsil ediyorlar.

Peki bu demokrasi kahramanı giysiler neler? Hadi bakalım!

Kot Pantolon

kot1-1-438x5001850’de Levi Strauss madencilerin giymesi için daha dayanıklı kumaşlardan bir pantolon üretmeye karar verdi. Aslında bir çadır bezi üreticisiydi ve bu bezlerden pantolonlar dikmeye başladı. Sanayide çalışanların çok memnun kaldığı bu pantolonlar bir süre sonra denim adı verilen mavi boyayla kaplandı ve ortaya blue jean’lar çıktı. Bugün jean pantolon tüm dünyada bir fenomen.

T-Shirt

Kesinlikle dünyanın en demokratik giysisi. Hem çok sağlıklı, hem çok rahat hem de ulaşılabilir. Üzerine her renk ve desenden baskı yapılabilir, promosyon kampanyalarının vazgeçilmezidir, toplumsal mesaj vermek için birebirdir.

İlk olarak 1913 yılında Amerikan Deniz Kuvvetleri’nde görevli askerler için üretilen bu basit ve fonksiyonel üst giysisi uzun süre sadece iç giysisi olarak atlet gibi kullanılmış ve 1940’lı yıllarda bir dış giysisi olarak kabul görmüştür. 1959’da esneyen kumaş üzerine baskı tekniğinin gelişmesi t-shirt tarihinde adeta bir devrim olmıuştur. Baskı tekniklerinin gelişmesi ile t-shirtler kişiselleşmiş ve ancak ondan sonra kadınların da tercih ettikleri bir giysi haline gelmiştir. Şimdi ortam ayrımı yapmadan hemen her şeyle kombinlenebilen, özellikle gençlerin vazgeçilmezi bir kıyafet konumundadır.

Beyzbol Şapkası

Hiç beyzbol geleneği olmayan ülkelerde bile kolayca bulunabilecek, dünyanın belki de en demokratik şapkasından söz ediyoruz. (Tabi hiç beyzbol geleneğimiz olmamasına rağmen her 100 arabanın 80’inde beyzbol sopası taşındığını da unutmuyoruz 🙂 ) Önünde bir siperliği olan, başı sıkıca kavrayan ve arkası ayarlanabilir beyzbol şapkaları tüm dünyada bir fenomen.

İlk olarak 1860’da Brooklyn Excelsiors’un taktığı bu kepler 1900’lerin başında tüm beyzbol takımlarınca kullanılır olmuştu. Her kepin ön tarafında takımların arması yer alıyordu. İlk kepler Brooklyn modeli olarak anıldı. 1940’larda kep beyzbol oyuncularının üniformalarının bir parçası olarak belirlendi ve daha sonra tasarımları çeşitlendirilerek dünyanın her yanında kullanılmaya başlandı. Bugün binlerce çeşit beyzbol kepi dünyanın her yerinde kendine alıcı bulur ve modanın anahtar parçalarından biridir.

Flip Flop (Parmak Arası Terlik)

Kimileri için yaz aylarının vazgeçilmezi, kimileri için stili çirkinleştiren en yaygın ürün.  Gerçek olan şu ki, parmak arası terlikler dünyanın her yerinde en ulaşılabilir terlik modellerinden biri.

Aslında parmak arası terliğin tarihi o kadar da yeni değil. Yapılan kazılarda 15 bin yıl öncesine ait heykel parçalarında bile parmak arası terlik betimlemelerine rastlamak mümkün. Önceleri sandaletlerde tercih edilen parmak arası sistem gitgide terliklere uyarlanarak günümüz flip floplarını oluşturmuş. Flip flop’un en bilinen geleneksel kullanımı ise Japonya’da… i.S.700’lü yıllardan beri özellikle Japon aristokratları bu tür terlikler giyerler.

Parmak arası terliklerin modern zamandaki yayılımı da 1950’li yıllara denk geliyor. İkinci Dünya Savaşı’nda Pasifik’te görev yapan Amerikan askerleri bulundukları ülkelerden evlerine parmak arası terlikler getirirler ve Uzakdoğu’nun bu geleneksel terlikleri bir anda seri üretime girerek, önce Amerika’da, sonra da tüm dünyada yaygınlaşır. 1990’lardan beri de parmak arası terlikler yaz aylarının, plaj modasının ve sörf kültürünün vazgeçilmezleri arasına girer.

Küçük Siyah Elbise (Little Black Dress)

1920’ler Avrupa için zor yıllardı. 1. Dünya Savaşı bitmişti ve kadınların çoğu kayıplarının yasını tutmak için siyah elbiseler giyiyordu. Bir modacı için hiç de ilham verici değil değil mi? Ancak bir taraftan da kadınlar kat kat elbiselerden kurtuluyor, daha rahat ve kendilerini güzel gösterecek kıyafetlere yönelmek istiyorlardı. Coco Chanel, toplumun içinde olduğu durumla, istenen durumu bir kefeye koyarak siyahı bir yas elbisesi olmaktan çıkarmayı işte o günlerde planladı ve hayata geçirdiğinde de aslında çağdaş modanın belki de en demokratik kadın elbisesine imzasını attı.

Küçük siyah elbise bugün tüm dünyada kadınların en çok tercih ettikleri elbise. Bir defa statü farkını ortadan kaldıran bir yapısı var. İster dantel, ister saten, ister koton kumaş, ya da uzun kollu, yarım kollu, mini ya da mini. Siyah elbisenin modeli değişse de adı ve çağrışımı hep aynı. O moda dünyasında gerçek anlamda zamansızlığı temsil ediyor. Bir toplantıda, davette, cenazede, düğünde, hatta kırmızı halıda kurtarıcı, çok değişik aksesuarlarla kombinlenebiliyor ve her kadının dolabının vazgeçilmezi. İşte bu yüzden en demokratik giysilerden biri küçük siyah elbise.

Polo Yaka T-Shirt

On dokuzuncu yüzyıldan yürminci yüzyıla geçiş aslında bir nevi kıyafet devrimi, özellikle de sporda. 1926’da Fransız tenisçi Renee Lacoste o döneme kadar giyilen tenis kıyafetlerinin çok kaba ve rahatsız edici olduğunu öne sürerek Amerika Açık Tenis Turnuvası’nda 3 düğmeli, yakalı ve etek cebi olan bir giysi giydiğinde Amerikan basınında hakkında yazılan yazılar hiç de olumlu değildi. Bu giysisinden ötürü “timsah gibi” yakıştırması yapılan sporcu daha sonra pike pamuktan yapılmış bu giysinin üzerine bir timsah amblemi yerleştirdi ve yepyeni bir markanın doğmasını sağladı.

Teniste hareket kabiliyetini arttıran Lacoste t-shirtler daha sonra polo ve golf oyuncuları tarafından da kullanılmaya başladı. Ama önce teniste kullanılmasına ve orada markalaşmasına rağmen adı polo t-shirt olarak kaldı çünkü 1972’de ünlü modacı Ralph Laurent polo oyuncuları için özel bir koleksiyon hazırlamıştı ve bu giysinin dünya çapında spor dışında giyilmesi de bundan sonra gerçekleşti. Bugün ister orijinal polo ya da Lacoste ya da imitasyon, kadın erkek herkesin gardrobunun ayrılmaz parçası. Zaman içinde elbiseleri de yapıldı ve pike pamuk rahatlığı tüm dünyada vazgeçilmez olduğunu kanıtladı.

Sırt Çantası

Sırt çantasının dünyanın en demokratik aksesuarlarından biri olmadığını kim iddia edebilir ki? İster spor ister klasik çizgilerle üretilsin sırt çantaları her yaştan, kadın ve erkeklerin kullanabileceği harika bir ürün. Çok ergonomik, çok fonksiyonel ve çok da trendy.

Aslında sırt çantasının tarihi tarih öncesi çağlara kadar uzanıyor, çünkü çok akıllıca bir taşıma yöntemi. Ancak o günlerdeki kullanımı bir çanta formunda değil tabi ki. Modern sırt çantaları 1950’l yıllarda dizayn ediliyor ve tabi ki öncelikle çeşitli ordularda askerlerin kullanımına sunuluyor. Daha sonra arazide çalışanlar, safariye çıkanlar, fotoğrafçılar derken sırt çantası pek çok değişik modeli ile tüm dünyada kendine geniş bir hayran kitlesi ediniyor.

Converse

Bugün rekabete dayanamayarak Nike’a satılan şirketin yüz yıllık bir tarihi var. 1900’lerin başında kauçuk ayakkabı üreten Converse markası Amerika’da basketbolun başlangıç yıllarında All Star maçları için bu ayakkabıyı tasarladı. Ancak ayakkabı kimi basketbolcular tarafından hiç benimsenmedi. Converse’de şikayet eden basketbolcu Chuck Taylor’a iş vererek çok akıllıca bir harekete imza attı. O tarihten sonra Taylor ömrünün sonuna kadar Converse ayakkabılarının marka elçisi oldu ve yaygınlaşmasını sağladı.

Bugün de lise ve üniversite gençliğinin vazgeçilmezi olan Converse aslında bir basketbol ayakkabısı. Uzun süre giyildiğinde ayak tabanında düzleşmeye sebep olduğu gerekçesiyle çok sağlıklı bulunmasa da, “hayatımın hiç bir döneminde Converse giymedim diyenler parmak kaldırsın” ya da kaldırmasanız da olur çünkü çok azsınız, biliyoruz.

demokratik kıyafetler, t-shirt tarihi, siyah elbise tarihi, sırt çantası tarihi, converse tarihi, polo tarihi, zamansız giysiler, hazır giyim fenomenleri

Paylaşmak İsterseniz

Kim Yazdı ki?

Tanışırız elbet. :)

Yoruma Kapalı.

%d blogcu bunu beğendi: