İstanbul’a Çok Yakın, Kalabalıktan Uzak: Heybeliada’da bir gün!

0

İster Şehir Hatları vapuru ister motor. Heybeliada’ya gitmek için sadece karar vermek ve yola çıkmak yeter. Yaz günlerinde vapurun kalabalığı biraz yorucu olsa bile, Heybeliada iskelesine ayak basar basmaz burada yorgunluğa yer olmadığı hemen anlaşılır. Tertemiz orman havası, rengarenk ahşap evleri ile Heybelida hem bedeni hem de ruhu dinlendirir.

Heybeliada sahilinde yer alan birbirinden güzel çay bahçeleri ve lokantalar arasında Gencay Kafe’nin karışık tostu rakiplerinin arasından sıyrılmayı bilir. Sucuklu, kaşarlı, domatesli karışık tost ısmarladığınızda “yuvarlak ekmeğe yapın” demeyi ihmal etmeyin. Yanında da mis gibi, buz gibi limonata. Ama eğer sıcak bir şeyler içmek isterseniz çay ve ada çayını tavsiye ederim. Gencay Kafe servisi zaman zaman yavaşlasa da deniz kıyısında vakit geçirmek için iyi bir mekan. Wireless internet bağlantısı, tavla, okey gibi oyunlar ve günlük gazeteler var. Üstelik isteğe göre masa ya da koltuklarda oturma olanağı da bulunuyor.

Luz CafeAma “bu tür mekanlar İstanbul’da da çok. Ben daha özgün bir şeyler tercih ederim” diyenlerdenseniz, o zaman kesinlikle Luz Cafe’yi ziyaret etmelisiniz. Ferforje masa ve sandalyeleri, yarım dantel perdeleri, her köşesinde farklı ve özgün objelerden oluşturulan dekoru ile Luz Kafe insanın ruhuna hitap etmeyi çok iyi biliyor. Bir tarafta eski Vita kutularına dikilmiş çiçekler, bir tarafta antika bir dolap içine sergilenen ve etrafa mis gibi kokular yayan el yapımı sabunlar, klasik banyo gereçleri… Gül ağacından antika bir vitrinin üzerinde her biri el yapımı çok güzel pasta, kek ve tatlı çeşitleri. Çay demlikte demleniyor, her daim taze. Yanında damla sakızı ile ikram edilen Türk kahvesinin tadına doyum olmuyor.

Luz Kafe’nin işletmecisi ayrıca el yapımı, hediyelik eşyalar ve kendisinin ürünü olan defterleri de burada satışa sunuyor.Her gelenin ” keşke benim de böyle bir kafem olsa” diyebileceği türden bir yer Luz Cafe. Her aşamada verilen emek kendisini belli ediyor.

Heybeliada sosyal olarak da canlı bir ada. Yılın çoğu zamanı sessiz olsa da sahile ayak bastığınızda bir festivalle ya da açık sinema keyfiyle karşılaşmanız mümkün.

 
Heybeliada-ot-toplama
Ada’nın bin bir çeşit yenilebilir otlarını öğrenmek ve toplamak için bir araya gelmiş insanlar.

Paylaşmak İsterseniz

Kim Yazdı ki?

Tanışırız elbet. :)

Yoruma Kapalı.

%d blogcu bunu beğendi: