Bebek’te Pide Lahmacun: The Pidde’s

0

Bugün size Bebek’te bir pideciden bahsetmek istiyorum. Hani kimi yerlerde pide söyleriz, kalın bir hamurla gelir, doyurucu olmasına doyurucudur ama böyle kenarlarını köşelerini tabakta bırakasımız gelir hani. Bu pidecide böyle bir şey imkansız geliyor bana. Çünkü o kadar çıtır çıtır ki, doysanız da çerez niyetine bitirirsiniz o pideyi. Buranın adı The Pidde’s…

 

IMG_5125_500x500Yine Özlem Mekik’in nazik davetiye gittiğimiz mekan çok büyük değil. Tamamen ahşap dekorasyon ve servislerde de bambu kullanılmış. Malum kış geldiği için önden bir çorba istedim ve gelen mercimek çorbasına tek kelimeyle bayıldım. Burada her gün iki çeşit çorba çıkıyor ve biri mutlaka mercimek oluyormuş. Bambu tabakta bambu kaşıkla kıvamı tam yerinde bir çorba içmenin keyfine vardım doğrusu.

The Pidde’s’de pideler hemen gözünüzün önündeki bir tezgahta yapılıyor ve servis çok hızlı. Pideleri beklerken kinoalı salata ve turşunun tadına baktım. İkisi de çok güzeldi. Burada harika bir zeytinyağı kullanıyorlar. Soğuk sıkım Aydın zeytinyağı. Yakında satışa da başlayacaklarmış. Rayihasıyla mest eden bir güzellik bu. Üstelik zeytinyağının doğallığını test etmek için parmak testini de yaptım ve testten başarıyla geçti. Yani katkısız, güvenle yiyebilirsiniz.

 

IMG_5123_500x500Pidelere gelince… Her biri birbirinden güzeldi diyeceğim ama benim pide denince aklıma kavurmalı kaşarlı gelir hep. İkinci sırayı da kuşbaşılı alır. Kıymalı pide yerine de lahmacun tercih ederim. Burada sunulan çeşit çeşit pidelerin içinde en çok kavurma kaşarlı olanı beğendim. Biftekli fajita’lı pide de değişik ve hoş bir lezzetti bana göre.

IMG_5081_500x500Gelen her pide çıtır çıtırdı. Dedim ya burada pidenin köşesini tabakta bırakmak gibi bir şansınız yok, siz bıraksanız damağınız bırakmaz zaten. Amaaa… Pideler bir yana ben burada en çok pide boyundaki lahmacunu beğendim. O ne güzel bir lahmacun öyle. Arasına ne limon istiyor ne de yeşillik. Götür gitsin, bir daha iste cinsinden bir şey. Açıkça şunu söyleyebilirim ki son zamanlarda yediğim en iyi lahmacundu. Pide boyunda yapıldığı için fiyatı kıymalı pide ile aynıymış. Ne yalan söyleyeyim 17.5 TL biraz pahalı geldi bana lahmacun için. Ama burası Bebek! Anladınız siz onu…

Bir de buranın take away’lerinden bahsetmek istiyorum. Oğlumu sık sık Bebek Parkı’na götürürüm. Ama Bebek’te ona yedirecek çok fazla şey bulamıyorum, Güvendiğim mekanlardan biri Palivor Çiftliği’dir Bebek’te,  ama oğlum da oturmak istemiyor genellikle. Haklı da kendince, iki adım ötede park dururken neden oturarak yemek yesin ki bızdık? Fast Food almayı da ben sevmiyorum. Eeee?

IMG_5124_500x500 İşte The Pidde’s yemeğini alıp Bebek sahiline gitmek isteyenler için harika take away’ler tasarlamış. Bir yanda slim fit içecek cebi var. Buradan rahatlıkla tutulabiliyor. Büyük cebe de mini pideler konuyor ve haydi sahile, parka. Bu kadar basit ve pratik. Ben çok sevdim. Artık Bebek Parkı’nda oğlana ne yedireceğim derdi bitti gitti işte.

Yemeğin finalini künefe ile yaptık. Sohbet, muhabbet derken geceyi biraz uzun tuttuk doğusu. Ama bunda The Pidde’s in insanı yormayan, hadi yediyseniz kalkın gidin demeyen mekan tasarımının ve güler yüzüyle bizi ağırlayan Sarp Çölgeçen’in payı çok büyük tabi.
Özlem Mekik’e, Sarp Çölgeçen’e ve The Pidde’s çalışanlarına bu güzel gece için çok teşekkürler.

Paylaşmak İsterseniz

Kim Yazdı ki?

Tanışırız elbet. :)

Siz yazın biz mutlaka size döneriz! İnanmazsanız deneyin. :)

%d blogcu bunu beğendi: