Stil Yaratmanın 10 Püf Noktası

0

Stilika’nın kurulduğu günden beri bir mottosu var. Stilin Seni Yansıtır! Evet stiliniz sizi ne kadar yansıtıyorsa o kadar özeldir, kişiseldir. Başkalarının stillerinden esinlenmek kaçınılmaz ama moda kurbanı olmamak için kendinize ait tarzınız olmalı. Bu yazımızda bunu nasıl yapacağınızın ipuçlarını verececeğiz.

Her şeyden önce söyleyelim ki stilinizi yaratmak derken tüm paranızı kıyafet ve aksesuarlara yatırmaktan bahsetmiyoruz. İkinci el ya da pazardan giyinme seçeneklerini sakın atlamayın, kermeslerde inanılmaz güzellikte vintage parçalar da bulabilirsiniz. Başlayalım mı?

1- Vücut tipinize göre yakışanları belirleyin!

Moda deyişle proporsiyonunuza uyan kıyafetleri belirleyin. Omuz genişliğiniz, boyun yüksekliğiniz, bel çevreniz, kalçalarınızın genişliği… Her bir özelliğiniz size yakışan giysileri de farklılaştırır. Elma, armut, kare ya da ters üçgen vücut tipine sahip olabilirsiniz. Stilika’nın vücut tiplerine göre giyim yazılarını okuyarak bu konuda bir fikre varacağınızı düşünüyoruz.

2- Alışkanlıklarınızı modaya kurban etmeyin!

Bu sene yüksek topuk stiletto moda diye siz de giymek zorunda değilsiniz. Çok şükür kü artık giyim endüstrisi çok çeşitli tarzları aynı anda sunabiliyor. Kendinize yakıştıramadığınız, içinde rahat edemediğiniz hiç bir şeyi sırf moda diye almayın. Araştırmalar gösteriyor ki kadınlar bu tarz alışverişlerden sonra aldıklarını bir kez giyip gardıroplarının en derinine atıyorlar ve en çok harcamayı da giymedikleri bu parçalara yapıyorlar.

3- Klasik parçalara yatırım yapın.

Moda artık çok demokratik. Tepeden tırnağa marka giyinme bir stil oluşturmak için doğru yöntem değil. Onun yerine bazı parçalar için kaliteden ödün vermeden alışveriş yapıp diğerlerini tamamlayıcı unsur olarak kullanabilirsiniz. Perki hangi parçalar yatırım yapmaya değer?

  • Kot pantolon: Mutlaka iyi bir jean seçin ve bu sizin günlük bonusunuz olsun. Jean seçerken de farklı şekillerde kombinleyeceğiniz ve vücut tipinize uyan bir model seçmeye özen gösterin.
  • Klasik ve spor ceket:
  • Biker Mont
  • Kaliteli bir casual gömlek
  • Ev sevdiğiniz tipte bir etek
  • Siyah elbise

Elbette bu şıklar çoğaltılabilir. Gardırobunuzun vazgeçilmez parçalarını yaşam tarzınıza göre belirleyebilirsiniz. Örneğin ofis ortamında çalışıyorsanız ağırlığı business style’a vermeniz gerekebilir.

4- Aksesuarlardan kaçınmayın!

En sade kıyafetinizi bile farklılaştırmak için aksesuarlardan yardım alın. Ahşap boncuklu kolyeler, halhallar, değişik formlarda yüzükler, fular ve eşarplar her zaman elinizin altında olsun. Eğer çok sade bir giyim tarzınız varsa ayakkabı ve çantalarınızla farkınızı ortaya koymayı deneyin. Aksesuar konusunda cesur olun.

5- Kombinlemeyi öğrenin

Bir alışveriş esnasında elinizde tuttuğunuz parçayı kaç farklı şekilde kullanabileceğinizi düşünün. Bu gerçekten çok ekonomik bir yöntemdir. Eğer kombinleme konusunda başarısız olduğunuzu düşünüyorsanız vitrinlere daha dikkatli bakmanızı önerebiliriz. Çünkü genellikle mağaza vitrinleri mağazadaki en tatlı kıyafetlerle oluşturulur. Bir de pinterest kombin algınızı geliştirmenize yardımcı olabilir.

6- Renklerinizi belirleyin

Bazı kişiler soğuk renkleri iyi taşıyamadıklarını düşünürler ve hep sıcak renklere yönelirler. Kimi insan koyu tonlar sever, kimi açık. Bir düşünün bakalım sizin en sevdiğiniz renkler hangileri? Alışverişlerinizde kafanızda belirlediğiniz renklere göre alışveriş yaparsanız daha doğru sonuçlar alırsınız. Kafanızdaki renk kartelasını biraz gniş tutun. Böylece aynı bordo tonundan beş bluz alma yanılgısından da kurtulabilirsiniz.

7- Dolabınız ne alemde?

Hazır bahar gelmişken yazlıklarınızı şöyle bir ortaya dökün ve bakın. İki sezondur kullanmadığınız her şeyi ayırarak birilerine verin ya da internetten satışa çıkarın. Hafifleyin! Sevdiğiniz ve vazgeçemediğiniz kıyafetlerinizi de nasıl farklılaştırabileceğinizi düşünün. Mesela eskimiş bir kotunuzu kesip şort haline getirin, evdeki renkli düpmeleri kullanın, kumaş çantalarınızı keçe ve boncuklarla süsleyin. Bu işler aynı zamanda inanılmaz bir terapi. Daha sonra eksiklerinizi tespit ederek alışverişe çıkın.

8- Kuralları yıkın!

Tamam kombin yapmanın da giyinmenin de kuralları var ama bunlar değişmez yasalar değil. Kim demiş yeşil çanta kırmızı pantolona yakışmaz diye! Eğer siz yakıştırıyorsanız denemekten çekinmeyin. Unutmayın stiliniz aynı zamanda ruh halinizdir.

9- Aldığınız her şeyi bugün giyecekmiş gibi alın! Terzinin yolunu öğrenin!

Alışverişte yapılan en büyük hatalardan biri de yanlış beden ölçülerinde ürünler almak. Nasıl olsa zayıflarım ya da iki ay sonra zaten beş kilo almış olurum düşüncesiyle size uymayan hiç bir şeyi çok ucuz dahi olsa almayın. Kıyafetleriniz mutlaka tam üstünüze göre olsun.

Mutlaka tadilatçı bir terziniz olsun. Fermuar bozullmaları, etek boyu kısaltmalar, yaka değiştirmeler. Kıyafetlerinizden en ufak bir sorunda hemen vazgeçmek zorunda değilsiniz. Terziler yeni aldığınız kıyafetlerin üzerinize adapte edilmesi konusunda da en büyük yardımcınız olacak.

10- Stilinizi kıyafet ve aksesuarlarla sınırlı tutmayın!

Saçınız, makyajınız, yürüyüşünüz, hatta gülüşünüz… Stil dediğimiz şey sizin tüm imajınızdır. Farklı ortamlar için değişik makyajlar yapmayı öğrenmeniz, saçınıza kendiniz şekil vermeniz, bakımlı görünmeniz de çok önemli. Dük yürümek, gülümsemek, ses tonunu ayarlamak gibi bir çok faktörle birlikte stilinizi tamamlayabilirsiniz. İşte o zaman özgün olursunuz.

Sevgiler.

Paylaşmak İsterseniz

Kim Yazdı ki?

Tanışırız elbet. :)

Siz yazın biz mutlaka size döneriz! İnanmazsanız deneyin. :)

%d blogcu bunu beğendi: