Bir Stil Dehasının Kısa Öyküsü. Tom Ford

1

Eğer bir çocuğa iyi giyinmesi gerektiğini, kötü giyinmenin diğer insanlara saygısızlık olacağını öğretirseniz elbette genç ve kirlenmemiş beyni bu öğüdünüzü bir akıl süzgecinden geçirecektir. Kimi çocuk bu öğüde “çok saçma” diye cevap verebilir. Kimisi ise bunu dert eder ve çocukluğunu iyi giyinme üzerine düşünerek geçirebilir. Sonunda da iyi giyimin, lüksün ve karizmanın şifrelerini çözmüş bir tasarımcı olarak dünyayı kendine hayran bırakabilir. Tıpkı Tom Ford gibi.

Tom Ford’un annesi iyi giyinme üzerine çocuğuna öğüt verdikten bir kaç yıl sonra Tom’a çok şık bir hediye sunuldu. Bir çift Gucci Loafer ayakkabı. Yıllar sonra Gucci’yi küllerinden diriltecek kişiye gelen bir mesaj mıydı acaba ayakkabılar? Bunu bilemeyiz ama bir gerçek var ki Tom Ford’un iyi giyinme üzerine deneyimleri küçüklükten itibaren oluşmaya başlamış.

28 Ağustos 1962’de Teksas’ta doğan Tom Ford 17 yaşında sanat tarihi okumak üzere New York’a gider ama bir yıl sonra okulu bırakır ve reklam filmlerinde oynar. Aklında moda vardır ama yine de farklı bir yol izleyerek Parson’s School of Desing’da mimarlık okumaya karar verir.Bu okulu da bırakır. Ama mimarlık eğitiminin Tom Ford’a iki katkısı olur. Bunlardan birincisi o dönemde Pop Art’ın yaratıcısı Andy Warhol’la tanışmasıdır. Bu Tom Ford’un kişiliğini keşfinde önemli adımdır. Özellikle de cinsel kimliğini bulmasında. Diğer katkıya ile yazının ilerleyen paragraflarında değineceğiz çünkü bu genel bir kabul değil, yazarın naçizane kişisel saptaması olacak. (Belki de o kadar önemli değildir!)

Aklında fikrinde moda olan Tom Ford mimarlık eğitimini de bırakır ve moda eğitimi alır. Mezun olunca da Cathy Hardwick’in asistanı olmayı başarır. Avrupalı tasarımcılardan Armani ve Chanel’i beğeniyordur. Onlarda her zaman giyilecek bir şeyler bulmayı seviyordur Tom Ford. Lüks, elegan ve ikonik olanı.

1988’de Tom Ford modanın kalbine doğru bir yolculuğa çıkar ve İtalya’da Gucci’nin kapısını çalar. Gucci lüks ve ihtişam demektir ama eskiden. Uzun süredir inişte olan marka yeni bir soluk arayışında Tom Ford’u baş tasarımcı yapar. Çünkü çok çalışkandır Tom, günde sadece bir kaç saat uyur, hep not defteriyle gezer ve yaratıcıdır her şeyden önce.

gucci-madonnaGucci’yi ayağa kaldırma serüveninde Tom Ford kadar bir kadının da adını anmadan olmaz. Kim mi? Tabi ki Madonna! 1995 yılında Madonna’nın MTV Müzik Ödülleri töreninde giydiği Tom Ford imzalı Gucci gömlek o kadar beğenilir ki Gucci’nin satışlarında patlama yaşanır. Mavi korse tarzı gömlek “zamansız kıyafetler” arasına katılır. Marka yeniden ihtişamın ve statünün sembolü olur.

Gucci’nin bu yükselişi 2000 yılında Yves Saint Laurent’le birleşmesi ile sonuçlanır ve Tom Ford bu kez YSL’nin baş tasarımcısı unvanını alır. Yıllardır tanınan bir tasarımcıdır, onun koleksiyonları merakla beklenmektedir. Ve derken Tom Ford YSL’den istifa eder. İstifa haberi bir bombadır. Patlamıştır, kargaşa yaratmıştır ve sonrası sessizliktir.

Tom Ford gitmiştir. Tepe noktasındayken gitmiştir. İki yıl kendisinden ses çıkmaz. Bu çok cesur bir adımdır çünkü moda dünyası “görünmemeyi” hiç sevmez. Geçen yıl ne giydiğini bile unutan bir dünyadır bu ve iki yıl fazladır.

Fazla mıdır acaba? Tom Ford tekrar ortaya çıktığında bu sefer moda dünyasına sadece kendisi olarak dönmez. Aynı zamanda bir marka olarak döner ve ilk çıkışını güneş gözlükleriyle yapar. Onun bir dahi olduğuna şüphe kalmamıştır. Derken Black Orchid parfümünün yarattığı deprem gelir.black-orchid

Tom Ford’un tasarladığı parfümün reklamı o kadar kışkırtıcıdır ki, ahlaki bir sorgulama yapmadan o reklamı tamamlamak mümkün değildir. Kadınların  tüm ahlaki sınırlanmışlıklarını bir reklam filmiyle ve cinsiyetsiz bir parfümle gözlerine sokmayı başaran Tom Ford parfümünün kokusundan çok satış tekniği ile kendini konuşturmayı başarır. Ancak o akıllı bir adamdır. Merak uyandırdığı şeyin arkasında yaratıcı bir şeyler olması gerektiğini bilir ve buna göre markasını yönetir.

“ Reklam kampanyaları moda ve tasarım dünyasının şovudur. Bu şovla dikkatleri üzerinize çeker ve koleksiyonunuz hakkında merak uyandırırsınız. Bu iddianın arkasında yaratıcı bir koleksiyon olmak zorunda. Yoksa gümlersiniz.”

Yaratıcı koleksiyonlarını her seferinde konuşturmayı başaran Tom Ford dünyada en çok giydirmek istediği erkeği de giydirdi. Kim mi O? Tabi ki James Bond. Yakışıklı, karizmatik ve şehirli erkeğin sinemadaki temsili, Tom Ford’un dar kesimli ceketlerinin ve açık yakalı gömleklerinin içinde Quantum of Solace’de boy gösterdi. Daniel Craig’in en beğenilen James Bond olup olmadığı konusunda bu kadar çok tartışma yürütülmesinin ardındaki Tom Ford etkisini es geçmemek lazım. Aslında Tom Ford, James Bond’u aynı kendisi gibi giydirdi desek yeridir. Zira Tom Ford stili de dar kesimli ceketler, açık yakalı gömlekler ve detay terziliğini içeriyor.

Peki Tom Ford özel yaşamında neler yapıyor? Kadınların aklını başından alacak kadar yakışıklı ve karizmatik bir adam olan dahi tasarımcı 26 yıldır Vogue Hommes İnternational’ın başında olan gazeteci Richard Buckley ile birlikte. Dünyanın en tanınan gay çiftlerinden biri olan ikili 2012 yılında taşıyıcı anne kanalıyla bir de erkek çocuk sahibi oldular.

(Mimarlık eğitiminin Tom Ford’a ikici katkısı ile ilgili naçizane fikrim. Mimarlık eğitimi Tom Ford’a çok iyi bir “yapı” duygusu kazandırmış olmalı. Fotoğraflarda da göreceğiniz gibi tasarladığı kadın giysilerinde adeta mimari bir hava var. Omuz ve yaka kesimleri sert ve keskin hatlar içeriyor. Sütun gibi ya da antik dönem heykelindeki “mimari heykel” kavramındaki gibi ne dersiniz?)

margot-robbie julianne-moore-tom-ford julianne-moore gwyneth-paltrow jennifer-lawrence

Paylaşmak İsterseniz

Kim Yazdı ki?

Tanışırız elbet. :)

Yoruma Kapalı.

%d blogcu bunu beğendi: